Singer’in 170. yılına özel hazırlanan nostalji sergisi, 1800’lü yıllardan günümüze uzanan yaklaşık 60 parçalık eşsiz koleksiyonuyla ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa davet ediyor.
Singer’in 170. yılına özel hazırlanan nostalji sergisi, 1800’lü yıllardan günümüze uzanan yaklaşık 60 parçalık eşsiz koleksiyonuyla ziyaretçilerini geçmişe yolculuğa davet ediyor.
Singer 170. Yıl Sergisi
Festivalin Genç Yıldızları projesi kapsamında, Masterclass Programları sonunda eğitmenler tarafından seçilen üç genç yetenek bu yılki festival programında dünya çapında tanınan usta sanatçılarla aynı sahnede bir araya gelecek.
Istanbul Junior Bale'nin La Bayadère prodüksiyonu, bale repertuvarının en büyük klasiklerinden birinin bir gençlik topluluğu tarafından sahnelenen bir uyarlamasıdır. Balenin özgün koreografisi Marius Petipa'ya, müziği ise Ludwig Minkus'a aittir.
İstanbul Junior Bale'nin La Bayadère prodüksiyonu, bale repertuvarının en büyük klasiklerinden birinin bir gençlik topluluğu tarafından sahnelenen bir uyarlamasıdır. Balenin özgün koreografisi Marius Petipa'ya, müziği ise Ludwig Minkus'a aittir.
Dünyanın en prestijli oda müziği topluluklarından biri olan Alliage Quintett uzun süre sonra Türkiye’de 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali'nin kapanış konseri kapsamında müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın insan bedeni ve kimliği üzerindeki etkilerini konu alan Deliriyum , düşünerek hareket eden insandan, izleyerek ve konuşarak var olan insana; oradan da adeta programlanmış bir bireye dönüşüm sürecini sahneye taşıyor.
Eser, masalların dönüştürücü gücünü sahneye taşıyarak çocuklara ilham vermeyi, hayal gücünü beslemeyi ve yaşamın anlamını arama yolculuğuna sanat ile eşlik etmeye hazırlanıyor.
Eser, masalların dönüştürücü gücünü sahneye taşıyarak çocuklara ilham vermeyi, hayal gücünü beslemeyi ve yaşamın anlamını arama yolculuğuna sanat ile eşlik etmeye hazırlanıyor.
Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın insan bedeni ve kimliği üzerindeki etkilerini konu alan Deliriyum , düşünerek hareket eden insandan, izleyerek ve konuşarak var olan insana; oradan da adeta programlanmış bir bireye dönüşüm sürecini sahneye taşıyor.
Kuklacı Gepetto yalnızlıktan kurtulmak içten bir dilekte bulunur ve sabah uyandığında son yonttuğu kukla Pinokyo canlıdır. Ama henüz gerçek bir çocuk değildir. Pinokyo gerçek çocuk olmak için olmadık maceralara atılır.
Kuklacı Gepetto yalnızlıktan kurtulmak içten bir dilekte bulunur ve sabah uyandığında son yonttuğu kukla Pinokyo canlıdır. Ama henüz gerçek bir çocuk değildir. Pinokyo gerçek çocuk olmak için olmadık maceralara atılır.
Hata yapan, kandırılan, ama her defasında kalbinin sesini yeniden bulmayı öğrenen bir Pinokyo, alkışın ve eğlencenin her zaman gerçek mutluluk olmadığını keşfeder. Çünkü gerçek çocuk olmak uslu olmak değil, kendi kalbini dinleyebilmektir.