Bugüne ulaşmış en eski korku filmimiz olan Drakula İstanbul’da, Bram Stoker’ın, 1922’de Murnau’nun Nosferatu’suna da ilham olmuş Dracula romanının, 1928 senesinde Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilmiş hâli Kazıklı Voyvoda’dan uyarlanmıştır.
Bugüne ulaşmış en eski korku filmimiz olan Drakula İstanbul’da, Bram Stoker’ın, 1922’de Murnau’nun Nosferatu’suna da ilham olmuş Dracula romanının, 1928 senesinde Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilmiş hâli Kazıklı Voyvoda’dan uyarlanmıştır.
Hitchcock’un İngiltere döneminin zirvesi kabul edilen ve Hollywood’un radarına girmesine sebep olan Kaybolan Kadın, kimi eleştirmenlere göre yönetmenin “en politik filmi”dir.
Charles Bennet’in aynı adlı oyunundan uyarlanan Şantaj, sessiz filmden sesliye geçildiği döneme denk gelir. Filme canlı müzik performansı ile Can Güngör, Ezgi Daloğlu, Zeynep Oktar ve Can Aydınoğlu eşlik edecektir.
Hitchcock’un psikanalizi gerilim ve melodram için malzeme yapan mesafeli tavrı eleştirilse de ilgili motifleri Hollywood anlatısına sokarak bilinçdışının popüler sinemadaki ilk ciddi temsilini yarattığı söylenebilir.
Toplamı 873 dk. olan 19 bölümden oluşan Yolculuk, hem 14 saati aşkın süresiyle sinema tarihinin en anıtsal filmlerinden biri, hem de sinemada nükleer silahlanma üzerine yapılmış kapsamlı çalışmalar arasında.
Toplamı 873 dk. olan 19 bölümden oluşan Yolculuk, hem 14 saati aşkın süresiyle sinema tarihinin en anıtsal filmlerinden biri, hem de sinemada nükleer silahlanma üzerine yapılmış kapsamlı çalışmalar arasında.
Alfred Hitchcock, tek mekânda geçen bu 80 dakikalık filmde toplam 10 sekans kullanmış ve bu sekansları ustalıkla birleştirerek tek sekans algısı yaratmayı başarmıştır. Yönetmenin renkli çektiği ilk filmidir.
En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar ödülüne aday gösterilen Şüphenin Gölgesi, Alfred Hitchcock’un kalburüstü rejisi, görsel tasarıma ve detaylara gösterdiği özeni ve adım adım ördüğü gerilimi ile usta işi bir seyirlik vadediyor.
Patricia Highsmith’in ilk romanından uyarlanan Trendeki Yabancılar'da Hitchcock, açılış sahnesinden itibaren biçim ile içeriğin uyumunu ustalıkla kurduğu sinematografi ve kurgu sayesinde, izleyiciyi baştan sona sürükleyen bir deneyim sunar.
Çok Şey Bilen Adam, tatil için oğulları ile beraber Fas’a giden doktor Ben (James Stewart) ve eskiden ünlü bir şarkıcı olan karısı Jo’nun (Doris Day) yolculukları sırasında kendilerine yardım eden gizemli bir Fransız adamla tanışmaları ile başlar.
Peter Watkins'in yarı sürgünde geçecek döneminin başlangıcında, İsveç’te çektiği ilk film olan Gladyatörler, propaganda aygıtının gücüne ve 1984’ü andıran düzene rağmen “savaş oyunu”nun nasıl imha edilebileceğine dair bir umut sunar.
Gerilimin ustası Alfred Hitchcock’un en önemli filmleri arasında yer alan ve sinema tarihininin klasikleşmiş filmlerinden olan Arka Pencere, gerilimin aksiyonsuz da yaratılabileceğini kanıtlar niteliktedir.