Japon Sanat Merkezi Manga Atölyesi'nde manga/anime tarzı karakter tasarımının temellerini çalışan 8-17 yaş arasındaki çocukların hayal dünyasının zenginliğine, anlatmak istedikleri fantastik hikayelerin çeşitliliğine hayran kalacağınız bir sergi.
Japon Sanat Merkezi Manga Atölyesi'nde manga/anime tarzı karakter tasarımının temellerini çalışan 8-17 yaş arasındaki çocukların hayal dünyasının zenginliğine, anlatmak istedikleri fantastik hikayelerin çeşitliliğine hayran kalacağınız bir sergi.
Manga Atölyesi Karakter Tasarımı Sergisi
Kaan Sekban, kendi odasından yaptığı talk şovları bir adım öteye taşıyarak seyirci karşısına çıkıyor ve plaza hayatından cast ajanslarına, beyaz yaka dramlarından sosyal medyadaki davranış bozukluklarına kadar kendine has üslubuyla saçmalıyor.
Bir pavyonda tuvaletçilik yapan Ayten, kurulduğu makamında birer birer anlatıyor; buraya nasıl "düştüğünden", onu terk eden kocasından, kederinden, hevesinden, çok sevdiği pavyonda çalışan diğer ahbaplarından, ama en çok da öfkesinden…
BMKM Tiyatro Evi
Distopik bir gelecekte, dış dünyadaki yıkımdan kaçan oniki kişi eski bir hamama sığınır. Çaresizliğin tam pençesindeyken, ruhlarını tazelemek ve direnmek adına geleneksel Kanlı Nigar oyununu sahnelerler.
Kübra, Ankara’da bir yuvada büyümüş, sihirbazlıkla tanışmış, evlatlık verilmiş. Büyücü, hokkabaz dense de o ısrarla Gözbağcı olmak istemiş. Bazen gülmüşler ona, bazen kızmışlar, bazen acımışlar, ama en çok da anlamamış, dışlamışlar.
Iestyn Daives ve Berlin Solistleri bu özel programda, opera türünün gelişimine öncülük etmiş Monteverdi’den dinamik ve renkli eserleriyle dikkat çeken Donghoon Shin’e uzanan dört yüzyıllık müzikal ve düşünsel bir yolculukta Orfeus mitinin izini sürecek.
Ücretsiz
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası
İstanbul Devlet Opera Ve Balesi’nin Ulusal Müziğimiz konser serisinin bu bölümünde bu saygı duruşunu Semiha Berksoy anısına gerçekleştiriyoruz.
Ferit Edgü’nün Hakkâri’nin Pirkanis köyündeki deneyimini düşsel bir kurguyla anlattığı romanı, 1982’de Erden Kıral tarafından beyazperdeye uyarlanmış fakat doğunun yoksulluğunu, devletin zafiyetini gösterdiği gerekçesiyle uzun yıllar yasaklı kalmıştır.
Faşizmin gündelik hayatta bireyin ruhuna nasıl sızdığını, insanlığın kırılganlığı, aidiyet ihtiyacı ve güç arzusu üzerinden sorgulayan film, Altın Küre ve Akademi Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film kategorisine aday gösterilmiştir.