Berlin Film Festivali’nde sinema sanatına yeni bir bakış açısı katan filmlere verilen Alfred Bauer ödülünü kazanan Bataklık, 90’lı yılların sonlarına doğru oluşan Yeni Arjantin Sineması’nın dönüm noktalarından biridir.
Berlin Film Festivali’nde sinema sanatına yeni bir bakış açısı katan filmlere verilen Alfred Bauer ödülünü kazanan Bataklık, 90’lı yılların sonlarına doğru oluşan Yeni Arjantin Sineması’nın dönüm noktalarından biridir.
Arjantin’e demokrasinin geri gelmesinin ardından çekilen ve Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı kazanan film, diktatörlüğün suçlarını doğrudan beyaz perdeye aktaran, Arjantin’in yakın geçmişiyle yüzleşmesini temsil eden ilk filmlerden olma özelliğini taşıyor
İtalya sinemasının en önemli yönetmenlerinden Bernardo Bertolucci’nin henüz 22 yaşındayken çektiği erken dönem başyapıtı Devrimden Önce, genç bir Marksistin, politik kimlik arayışı ile kopamadığı burjuva yaşamı arasındaki ikilemini konu alır.
Kendine bir yuva aramayan, her türlü bağdan azade yersiz yurtsuz bir kadının varoluş mücadelesini konu alan film, En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu César ödüllerinin yanı sıra Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanmıştır.
Son sahnesinin uzun yıllar zihninizde asılı kalacağı Olimpo Garajı, askerî diktatörlüğün ve devlet şiddetinin gündelik hayatı ne derece etkileyebileceğine dair sarsıcı bir sinema deneyimi sunuyor.
İstanbul’un sisli ve kasvetli atmosferinde çekilen film, o limandan bu limana savrulan yalnız bir gemi kaptanı ile karanlık bir dünyada var olmaya çalışan bir konsomatrisin birbirlerine tutunarak umudu ve sevgiyi aramalarını şiirsel bir dille anlatır.
Kocasının ani ölümünün ardından genç oğluyla baş başa kalan ve çocukluk hayali olan şarkıcılık kariyerinin peşinden gitmek için yollara düşen bir kadının ayakta kalma mücadelesini konu alan film, bir anne ve çocuğun birlikte büyüme ve özgürleşme hikâyesi.
Arjantin’in sınırlarını aşan uluslararası başarısını Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı ile taçlandıran Gözlerindeki Sır, diktatörlüğün eşiğindeki Arjantin’in travmatik tarihi ile yüzleşmesini konu alıyor.
Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares’in ortak kaleme aldığı bir hikâyeden uyarlanan İstila, Arjantin sinemasının hafızaya, kayıplara ve direnişe dair ürettiği en güçlü filmlerinden biridir.
Lenny, sahne şovları etrafında örülen bir sistem eleştirisi olmanın yanında, bir insanı farklı boyutlarıyla tanıma çabası olarak da görülebilecek özgün bir biyografi.
Buenos Aires’te yaşayan ve ekonomik kriz sonrası yönünü kaybetmiş bir avuç karakterin ruh halini gündelik hayatın anlamsızlığı üzerinden aktaran Sihirli Eldivenler, melankoliyi mizahla ustaca harmanlayarak derinizin altına işleyen bir seyirlik sunuyor.
Daha fazla para kazanma peşindeki medya-sermaye ağının; seyirciyi nasıl manipüle ederek kuşattığını, etik değerleri ve insan hayatını nasıl hiçe saydığını gözler önüne seren 4 Oscar'lı film, sinema tarihindeki en güçlü sistem ve medya eleştirilerinden biri