Ulrike Ottinger’in öne çıkan filmlerinden Dorian Gray’in Magazin Basınındaki Portresi, Fritz Lang’ın kötü karakteri Dr. Mabuse ile Oscar Wilde’ın bir Narcissus yorumu olan Dorian Gray’ini sanatçının kendine özgü yaratıcılığıyla bir araya getirir.
Ulrike Ottinger’in öne çıkan filmlerinden Dorian Gray’in Magazin Basınındaki Portresi, Fritz Lang’ın kötü karakteri Dr. Mabuse ile Oscar Wilde’ın bir Narcissus yorumu olan Dorian Gray’ini sanatçının kendine özgü yaratıcılığıyla bir araya getirir.
Üç Oscar Ödülü alan film, Gloria Swanson’ın heybetli kırılganlığı ve Hollywood’un kendi mitini paramparça eden o ünlü replikleriyle tarihe kazınmıştır.
Eserleri pek çok kez sinemaya aktarılmış yazar Daphne du Maurier'nin 1971 tarihinde yayımlanan Şimdi Bakma adlı öyküsünden uyarlanan Karanlığın Gölgesi; eşine az rastlanır incelikte çekilmiş ilk sahnesiyle daha ilk dakikada seyirciyi büyüler.
Alice Rohrwacher’in ilk uzun metrajlı filmi Göksel Beden, büyüme sancıları içindeki on üç yaşındaki Martha’nın aidiyet ve inanç konusundaki sorgulamalarını merkeze alır.
Alan Parker’ın yönettiği ve William Hjortsberg’in Falling Angel isimli romanının uyarlaması olan Şeytan Çıkmazı bir neo-noir psikolojik korku filmidir.
Eisenstein, bu ilk uzun metraj filminde, fabrika işçilerinin grevini bireylerden ziyade kitlelerin ritmiyle anlatır.
Filme müzikleriyle Zeynep Oktar ve Ezgi Daloğlu eşlik edecektir.
David Fincher’ın gerilim türündeki klasiklerinden Oyun, seyirciyi diken üstünde tutan kurgusu ve karanlık atmosferiyle sürükleyici bir seyir deneyimi sunuyor.
Yönetmen Edward Yang'a 53. Cannes Film Festivali'nde “En İyi Yönetmen Ödülü”nü kazandıran Bir Ve İki, kuşaklar arası bir aile hikayesini incelikle sunar.
Ulrike Ottinger’in bugününden geçmişine bakarak siyah beyaz buluntu görüntüler ile kurguladığı Paris Calligrammes, sanatçının 1960’larda Paris’te ressam olarak geçirdiği zaman dilimine odaklanır.
Günümüz İtalya gençliğinin geleceğe bakışını resmeden Gelecek, birbirinden farklı gençlerle yapılan sohbetleri bir araya getirerek, onların, yaşadıkları yerlerdeki kısıtlı olanaklara sıkışan umutlarını, hayallerini ve korkularını gözler önüne serer.
Moğolistanlı Jean D'Arc, Ulrike Ottinger’in etnografik belgesel türünü ironiyle ele alarak feminist kurgu ile harmanladığı ve kendine has gerçeküstü ve stilize düzlemde bir araya getirdiği, Doğu-Batı ikiliği ve “öteki” temsili üzerine düşündüren bir film.