Dönemin Batı Almanya’sındaki siyasi tartışmalarla doğrudan bağlantılı, belgesel niteliğindeki sahneleri bir yana, tarihe yaklaşımındaki özgünlük sayesinde günümüzle bağı eskimemiş bir filmdir.
Dönemin Batı Almanya’sındaki siyasi tartışmalarla doğrudan bağlantılı, belgesel niteliğindeki sahneleri bir yana, tarihe yaklaşımındaki özgünlük sayesinde günümüzle bağı eskimemiş bir filmdir.
Bugüne ulaşmış en eski korku filmimiz olan Drakula İstanbul’da, Bram Stoker’ın, 1922’de Murnau’nun Nosferatu’suna da ilham olmuş Dracula romanının, 1928 senesinde Ali Rıza Seyfi tarafından Türkçeleştirilmiş hâli Kazıklı Voyvoda’dan uyarlanmıştır.
Uzun yıllar kayıp sanılan yapım, yakın dönemde bulunup restore edilerek yeniden gün ışığına çıkmıştır.
Filme canlı müzik performansı ile Ayşe Tütüncü eşlik edecektir.
Güçlü ve şiirsel görsel anlatımıyla iktidarın ürettiği şiddetin en mahrem anlara kadar nasıl sızdığını gösteren film, 1988 Cannes Film Festivali’nde takdirle karşılanmış; ancak kendi ülkesinde ilk gösteriminin ardından yasaklanmıştır.
Küçük bir ekiple Hindistan’a giden Louis Malle, burada kaydettikleri 30 saatlik görüntülerden, “en gurur duyduğum filmim” dediği, yedi bölümden oluşan Hayalet Hindistan belgeselini yapar.
24. Venedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’ne layık görülen, Louis Malle’in en sarsıcı filmlerinden İçimdeki Ateş, varoluşun kırılganlığına dair yalın ama çarpıcı bir ağıttır.
Jeanne Moreau’nun makyajsız yüzünde ifade bulan duyguların ve Miles Davis’in doğaçlama müziğinin damgasını vurduğu İdam Sehpası, Fransız Yeni Dalgası’nın öncülerinden sayılır.
Film, askeri diktatörlük ve polis şiddeti nedeniyle yozlaşmış bir sistemin gölgesinde kalmış São Paulo’nun yeraltı dünyasında hayatta kalmaya çalışan evsiz çocukların ve sokak çetelerinin hikayesini oldukça sert ve gerçekçi bir bakışla gözler önüne seriyor
Küba sinemasının en önemli filmlerinden biri kabul edilen Azgelişmişliğin Anıları, farklı kurgu tekniği ve yer yer kullandığı arşiv görüntüleri ile, gösterildiği dönemde tüm dünyanın ilgisini Küba sinemasına çevirmeyi başarmıştır.
Hayallerin Peşinde, yönetmenliğini Karel Lamač’ın üstlendiği, başrolünde Anny Ondra’nın ışıldadığı bir Weimar komedisi.
Filme canlı müzik performansı ile Barış Ertürk eşlik edecektir.
Yaratıcı sinema dili, baş döndüren kurgu anlayışı ve renk efektleriyle yetişkinler dünyasının absürdlüğünü bir çocuğun gözünden hicveden film, 10 yaşındaki zıpır ve hazırcevap Zazie’nin Paris’teki uçarı amcasına yaptığı hafta sonu ziyaretini anlatır.
Louis Malle’in aşkta sınır tanımayan karakterlere hayat veren muhteşem oyunculuklarla öne çıkan bu ikinci filmi, başrol oyuncusu Jeanne Moreau’nun bir yıldız olarak parladığı en önemli filmlerinden biri olur.