Kardeş Türküler İle 30 Yıl
Kardeş Türküler İle 30 Yıl
Sinema
Tiyatro Salonu
İşçi Filmleri Festivali
21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek olan Kardeş Türküler İle 30 Yıl, 1993’te Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan efsanevi bir oluşumun müzikal ve politik yolculuğunu konu alan bir belgeseldir.
9 Mayıs programı:
13:30 - Kardeş Türküler İle 30 Yıl / 30 Years with Songs of Fraternity - 106 dk
Yönetmenler Ayşe Çetinbaş, Çayan Demirel ve film ekibinin katılımıyla...
“Kardeş Türkülerle 30 Yıl” (30 Years with Songs of Fraternity)
Yönetmen: Çayan Demirel, Ayşe Çetinbaş
Yapımcı: Ayşe Çetinbaş, Gökçe İnce
Senaryo: Çayan Demirel, Ayşe Çetinbaş
Görüntü Yönetmeni: Koray Kesik
Kurgu: Özcan Vardar, Tatlıhan Tuncel, Erhan Örs
Kardeş Türküler İle 30 Yıl, 1993’te Boğaziçi Üniversitesi’nde başlayan efsanevi bir oluşumun müzikal ve politik yolculuğunu konu alan bir belgeseldir. Film, Hrant Dink’ten Sezen Aksu’ya, Neşet Ertaş’tan Arto Tunçboyacıyan’a uzanan dostluklarla örülü bu serüveni, Türkiye’nin yakın tarihindeki dönüm noktaları eşliğinde anlatıyor.
Ücretsiz
"Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, dünyanın farklı coğrafyalarından yükselen direnişleri ve dayanışma pratiklerini sinemanın diliyle ortaklaştıran; savaşların ve derinleşen eşitsizliklerin belirlediği bu sert dönemde emeğin görünmeyen hikâyelerini görünür kılan bir buluşma alanı olmayı 21 yıldır sürdürüyor.
Bugün, birçok coğrafyada, meşruiyet kaygısı dahi gütmeyen iktidar sahipleri, savaş ve çatışmalar yoluyla haritaları yeniden çizmenin peşinde. Gazze’de süren yıkım, Ortadoğu’da büyüyen gerilim, İran, Suriye, Venezüella’da ve daha birçok yerde yaşananlar, doğrudan halkların yaşamını hedef alıyor. Savaş artık yalnızca cephede değil; ekonomik kriz, zorunlu göç, güvencesizlik ve artan baskı mekanizmalarıyla gündelik hayatın içine yerleşmiş durumda.
Türkiye’de ise benzer bir tablo farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Meşruiyet arayışı duymadan, keyfi uygulamalar ve tutuklamalarla toplumu sindirmeye çalışan bir iktidar karşısında; teslim olmayan, itiraz eden ve mücadeleyi sürdüren bir toplumsal dinamizm varlığını koruyor. Barikatları aşan öğrenciler, sokakları terk etmeyen kadınlar ve LGBTİ+’lar, ranta karşı ağacını koruyan yaşam savunucuları, farklı alanlarda direnişi büyüten emekçiler, tüm baskılara rağmen umudun hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. Festival, yıllardır olduğu gibi bugün de savaşların, krizlerin ve eşitsizliklerin ortasında emeğin sesini görünür kılmayı; dünyanın farklı yerlerinden işçilerin, direnenlerin ve hayatı yeniden kurmaya çalışanların hikâyelerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. Çünkü savaşın en ağır yükünü taşıyanların, krizlerin bedelini ödeyenlerin ve geleceği kurma iradesini gösterenlerin hikâyeleri, aynı zamanda ortak bir mücadele hafızası oluşturuyor.
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu hafızayı büyüten bir buluşma alanı olarak, 21. yılında da izleyicisini yalnızca film izlemeye değil, birlikte düşünmeye, tartışmaya ve dayanışmayı yeniden kurmaya davet ediyor.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalimizi sponsorsuz, ücretsiz ve tamamen gönüllü emeğiyle gerçekleştiriyoruz. 1–10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı başlayacak festival, yıl sonuna kadar farklı il ve ilçelerde izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Bu yıl 14 ülkeden 73 filmi bir araya getiriyoruz; 54’ü yerli, 19’u yabancı filmlerden oluşan seçkimizde emekçilerin, çocukların, kadınların, LGBTİ+’ların ve hak, hukuk, adalet mücadelesi veren herkesin hikâyesine daha yakından bakıyoruz.
Festival kapsamında, farklı direniş alanlarından, sinema emekçilerinden, dost festivallerden birçok konuğumuz ile etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
Katledilen gazeteci Hakan Tosun anısına düzenlediğimiz “Hakan Tosun’un Kamerası Hâlâ Kayıtta: Kent Hakkı ve Ekoloji Mücadeleleri” başlıklı etkinlikte, onun gerçeğin peşinden giden kamerasının izini sürerek kent hakkı ve ekoloji mücadelelerini birlikte tartışacağız. Bunun yanı sıra, kültürel üretim alanlarının eşitsizliklerden arındırılması sorumluluğuyla, festivallerin ve sinema salonlarının herkes için erişilebilir kılınması üzerine sözümüzü ve birlikte üreteceğimiz çözüm yollarını tartışacağımız bir panel ve forum gerçekleştireceğiz.
Ayrıca, Kemal Türkler’in 100. doğum yılı vesilesiyle, işçi sınıfı mücadelesinin simge anlarından biri olan Kavel direnişini konu alan film gösterimi sonrasında yapılacak söyleşiyle, bu tarihsel direnişi bugünün mücadeleleriyle birlikte yeniden düşüneceğiz.
Bizler, savaşa karşı barışı savunmayı, karanlığa karşı yaşamı ve renkleri çoğaltmayı, kameramızla direnişin ve umudun hikâyelerini anlatmayı sürdürüyoruz. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin 21. yaşında, bize dayatılan dünya düzenini kabul etmiyor; sözü ve görüntüyü yeniden kuruyoruz: 'Kestik, baştan çekiyoruz!'.
Dostluk ve Dayanışmayla…"
(Uluslararası İşçi Filmleri Festivali)